Her zevke hitap eden bir ülke

Türkiye, nefes kesici doğal güzellikleri, eşi bulunmaz tarihi ve arkeolojik kalıntıları, gitgide gelişen otelcilik ve turizm altyapısı, misafirperverlik geleneği ve makul fiyatlarıyla konuklarını fazlasıyla memnun edecek olanaklara sahiptir. Bu geniş seçenek yelpazesi hesaba katıldığında, Türkiye’nin son zamanlarda dünyanın en popüler turistik merkezlerinden biri haline gelmiş olması hiç şaşırtıcı değildir. Türkiye’nin değişken coğrafi koşulları içinde bir günde dört farklı iklimi yaşamak mümkündür. Üç yanı üç farklı denizle çevrilmiş, dikdörtgen biçimindeki ülkenin kıyıları plajlar, adalar, körfezler, koylar, limanlar ve yarımadalarla donanmıştır. Yaz mevsiminin sekiz aya kadar uzadığı bölgelerde uzun süre devam eden turistik etkinliklerin yanı sıra yaz ve kış turizmi boyunca her türlü spora uygun olan görkemli dağlar, vadiler, göller, nehirler, şelaleler ve mağaralar ülkenin her yanını süslemektedir.

Kültür ve Sanat

Türkiye, bölgeden bölgeye değişiklik gösteren, her biri renkli, ritmik, zarif ve kendine özgü bir tarzı olan, çok eski bir folklorik dans geleneğine sahiptir. Bu danslar arasında en popüler olanları şöyle sıralayabiliriz: “Çayda Çıra”, Orta Anadolu’nun Sivas yöresinde, gümüş ve altın işlemeli kaftanlar giyen genç kızların karanlıkta, ellerinde yanan mumlarla dans ettikleri yöresel bir oyundur. “Silifke Yoğurdu”, Güney Akdeniz’in Mersin yöresinde, dansçıların tahta kaşıkları başlarının üzerinde birbirine vurarak dans ettikleri folklorik bir oyun türüdür. “Şeyh Şamil”, Doğuda bulunan Kars yöresine ait olan bu dans, bir Kafkas kahramanının efsanesinin estetik dramatizasyonundan meydana gelir. “Kılıç Kalkan”, Bursa yöresinde, kılıç ve kalkanlarla sergilenen epik bir danstır; İzmir’in “Zeybek” oyunu ise erkek dansçıların adımlar arasında dizlerini yere değdirerek sergiledikleri enerjik ve epik bir danstır.

İstanbul

Üç dünya imparatorluğuna başkentlik yapmış olan Istanbul, geçmişle bugün arasında çok kuvvetli, ihtişamlı bir köprüdür. Insan eliyle sayısız müze, camii, kilise, saray ve anıt ile süslenmiş olan Istanbul'a doğa da cömertce eşsiz güzellikler bahşetmiştir. Tarihi eserlerin daha çok Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasındaki yarımadaya serpiştirildiği şehir, Sultan Ahmet Camii, Aya Sofya, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarayı, Rumeli ve Anadolu Hisarları ve daha birçok yapıyı haklı bir gururla sergiler. Istanbul'un tarihi semtleri, UNESCO tarafından insanlığın ortak mirası olarak tescillenmiş ve Dünya Mirası listesine dahil edilmiştir. Istanbul ayrıca 2010 Avrupa Kültür Başkentleri'nden biridir.

Devamı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kahire Kültür ve Tanıtma Müşavirliği 2014 ©